Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra internette gözlediğim üslup, üzerinde uzun süredir düşündüğüm bir görüşü netleştirdi: Sosyal medyanın ‘tüm dünyaya hitap etme’ kapasitesi bizi çoğu zaman temel amacımızdan saptırıyor ya da olmayan bir amacımız varmış gibi davranmaya itiyor.
Sanıyoruz ki politikayı düzeltmek bizim görevimiz; insanların görüşlerini değiştirmek elimizde; dünyayı kurtarmak bizim temel amacımız.